Ülkücü Kimliği Yitirmeden İslâm’ı Yaşamak

- S. Ahmed Arvasî ve Türk-İslâm Ülküsü -
Ülkücü hareketin İslâmîleşmesi sürecinde, Necip Fazıl’ın şeyhi olarak bilinen S. Abdülhakîm Arvasî’nin akrabalarından olan S. Ahmed Arvasî (1934-1988) çok önemli bir rol oynamıştır. Eğitim Enstitüleri’nde yıllarca öğretim üyeliği yaparak yüzlerce öğrenci yetiştiren ve mesajlarını, öğretmen olarak yurdun her tarafına dağılan öğrencileriyle en ücra köşelere kadar ulaştıran Arvasî, ilk baskısı 1967 yılında yapılan “Kendini Arayan İnsan” gibi felsefi kitapları ve determinizm, hürriyet, hayat, akıl, bilgi, zekâ, zaman, mekân, varlık, yokluk, oluş gibi felsefî meselelerde orijinal görüşleri olan seçkin bir aydındır. Yazı ve kitablarıyla felsefenin ülkücülerin ilgi alanına az-çok girmesini sağlamış ve henüz 30’lu yaşlarının başında, 1965’de kaleme aldığı “İleri Türk Milliyetçiliğinin İlkeleri” adlı çalışma gelecekteki eserlerinin habercisidir.

17 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Lekesiz Bayraklar…

Alparslan Türkeş’in, kavga devrindeki etkili salon konuşmalarını süsleyen bu cümlenin ilk bölümü, bundan 40 yıl kadar önce binlerce genci bir anda coşturmaya yetiyordu. Salona sığmayan Ülkücü yüzbinler de Türk milletinin en önemli kutsallarından biri olan Türk bayrağına benzetilmekten memnundu, gururluydu. Cümlenin ikinci bölümü ise uyarı amaçlıydı ve Başbuğ, bu lekesiz Bozkurtlarına bayrak gibi istikrarla dalgalanmayı, hep yükseklerde kalmayı telkin ediyordu.

Ülkücüler, o günden bugüne asimetrik bir psikolojik savaşın mağdur tarafı oldular. Çünkü bu savaş, Ülkücülerin en zayıf oldukları alanlarda, en acemisi oldukları silahlarla yürütülmüştü. Bu alan, basın yayın ve medya alanı, silahlar ise kalem, kağıt, klavye ve ekrandı.

8 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Ülkücü Duygusallık ve Kahrolsun

Bizim ülkücü camianın duygusallığını bilmeyen yoktur. Öfkeyi duygusal yaşarız, acıyı duygusal, coşkuyu duygusal. Aşırı duygu yoğunluğu genetiklerimize kadar işledi desek mübalağa etmiş olmayız yanılmıyosam. En yaygın sloganımızdan, en kapsamlı akademisyenlerimizin makalelerine kadar sinmedi yer yok bu duygusal yoğunluğun.

Fikirler akıl ve duygu ortak hareket eden yapılardır. İkisi birbirinin tamamlayıcısıdır. Bazen yarı yarıya, bazen isse biri diğerine göre daha fazladır oran bakımından. Ancak her ne şekilde olursa olsun azami oran bellidir ve aşılması halinde fikirsel bir duraksama, gerileme baş gösterebilir.

27 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Ülkücülüğün ‘Sahih Tip’ Problematiği Üzerine Tekrar Düşünürken

“…Sanatın bir yeniden-üretim olmasında, ideolojinin hem olumlu hem de olumsuz belirlenimleri olacaktır. Benim vurgulamak istediğim, sanatsal üretimin, salt ideolojinin belirlenimlerine indirgenemeyeceği.” [1]
Hilmi Yavuz

25 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Sert Bakışlı Değil Sevgi Bakışlı Ülkücüler: Samsun Ülkü Ocaklılar

Ülkücülük Algısının Beslendiği Etkenler Üzerine Düşünceler

Ülkü ocakları Türkiye’nin en köklü sivil toplum örgütlerinden biridir.  Aynı zamanda üye sayısı bakımından da küçümsenemeyecek bir orana sahiptir. Ülkücü düşüncenin toplumsallaşmasında ve etkin bir hale gelmesinde her dönem belirleyici bir işleve sahip olmuştur. 1970′li yıllarda Ocağın belirgin özelliği güçlü bir dayanışma merkezi haline gelmesi ve ülkücülerin eğitimlerinin sağlandığı bir mektep olmasıdır. Seveni kadar sevmeyeni de vardır.

24 Ocak 2012
Okunma
bosluk

‘Ruh Adam’, ‘Aylak Adam’ ve Biz, Ülkücüler

“İnsan meziyet sahibi olmaya mecburdur. Anormal olan: Kusurdur. Bir asker cesurdur diye alkışlanmaz ama korkarsa ayıplanır.” –Atsız, “Ruh Adam”. [1]

“Gece yarısından çok sonra evine girerken, Nişantaşı’na yakın, yolun ortasında durdu. Geniş caddede ondan başka kimse yoktu. Tramvay rayının üstüne apışıp işedi. “Bir de bana deli sevgilim diyor. Nerem deli benim? Paçalarıma sıçramasın diye demirin oluklu yerine işemiyor muyum?”” –Yusuf Atılgan, “Aylak Adam”. [2]

1: Nihâl Atsız’ın ‘Ruh Adam’ı [: Selim Pusat] ile Yusuf Atılgan’ın ‘Aylak Adam’ını [: C.] bir birlikte-okumaya tâbi tutmak, ‘modern birey’ ile ‘postmodern birey’ arasındaki söylem ve eylem farklılıklarını netleştirmek açısından gâyet işlevseldir; zirâ fikrimce,

18 Kasım 2011
Okunma
bosluk

78’lilere Ülkücü Protestodur!..

Hayatta şu üç insan tipinden hep nefret ettim…

Uzun güneşsiz yılların soldurduğu benizlerini fondötenle gizlemeye çalışan ruhu çalınmış, erkeksi yaratıkları “kadın” diye satan genel ev patronlarından…

7 Eylül 2011
Okunma
bosluk

Türk Milliyetçiliğinin Sorunları / Ülkümüzü Terk Ettik Mi?

İskender Öksüz Bey tarafından başlatılan, diğer ülkücü düşünür ve yazarların katkıda bulunduğu, “Türk Milliyetçiliğinin Sorunları” başlıklı konuya bizde kendimize göre hazırlanmış, fakat devreye girememiştik. Otokritik yapmak gerekirse bu durumu güven duygumuzun zayıflığıyla açıklayabiliriz.

Türk Milliyetçiliği ile ilgili görüş veren arkadaşlarımın yazılarını okudum, cümlelerinin altını çizdim, üzerine not yazarak kağıt üzerinde düşüncelerimi paylaştım ve arşivledim. Ufkuma ışık tuttukları içinde hepsine minnettarım. Şükrü Alnıaçık Bey’in dillendirdiği gibi akademisyen olmadığım için kelimelerim ağdalı değil. Zorlasaydım belki başarabilirdim ama o zamanda kendime olan saygımın yıpranmasına sebep olurdum. Çünkü hayatta ki prensibim; “olduğum gibi olmak ve görünmektir”.

5 Temmuz 2011
Okunma
bosluk

İdeolojiye Geri Dönüş – Önermeler

Bu makalede içinde bulunduğumuz sarmaldan çıkış yoları ile ilgili alınması gereken bazı tedbirler hususunda görüşlerimi ifade edeceğim.

Umarım ifade etmeye çalıştığımız görüşler teşkilatın tüm katmanlarında neler yapılması gerekliliği konusundaki arama sohbetlerine/toplantılarına bir nebze katkı yapar.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki Türk Milliyetçiliğinin siyasal hareketi olan MHP’nin siyaset üretme üslubu tahlil edilirken/eleştirilirken diğer siyasal hareketlerin geliştirmiş olduğu bazı politik üslup ve tavırlar en son referans kaynakları olmalı ve hatta mümkün ise tali hususları kapsar nitelikte örnekleme seviyesini aşmamalıdır.

24 Haziran 2011
Okunma
bosluk

Türk Milliyetçiliği’nin Ekonomik Görüşleri – 1

Türk Milliyetçiliği‘nin ekonomik anlayışı nedir? Ülkücü hareketin ekonomi programı neleri ihtiva etmektedir? Millet olgusu ekonomide kendini nasıl göstermelidir?

Yukarıda ki üç soru Ülkücü kavramını hazmedemeyenlerin bazı platformlarda bize yöneltmeye çalıştıkları sorulardır. Sadece harici değil, tabanda da bu sorunun sıkıntısı meydana çıkmaktadır. Ülkücülerin büyük bir kısmı bu soruların cevaplarını bilmemektedir.

Konuya kendimizce bir giriş yapmadan evvela birtakım kavramların içeriğini aydınlatmakta fayda vardır. Bu kavramlardan ilk ele alacağımız politik hareket – ideolojik harekettir.

9 Haziran 2011
Okunma
bosluk
Türk Milliyetçiliği Son Yazılar FriendFeed

DUYURU

Sitemizde Makale, Şiir, Deneme yazılarınızı yayınlamak, sürekli yazar olarak aktif rol almak veya yazı yazmadan editör olarak çalışmak isteyenler serdengecer@windowslive.com adresine mail atabilirler. İlginiz İçin Teşekkür Ederiz

Sayaç

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.