Ülkücü; Yüreğinde Sevda Taşıyandır…!

14 Şubat Dünya’da sevgililer günü olarak kutlanmakta…
İster, kapitalizmin piyasayı, suni talep oluşturarak alış verişi canlandırması deyin,isterse başka bir şey…!
Çevremde bu günün etkisinde kalan, sevdiğine, sevildiğini hissettirmek isteyen her kesimden çok kişiye rastlıyorum.
Ülkücü olmamız hasebiyle, sevda bizim ilgi sahamızdadır.
Son zamanlarda ülkücü tanımı terminolojisine bir katkıda ben sunayım.
‘’Ülkücü; yüreğinde sevda taşıyandır…!’’
‘’Bozkurt’ça seven,Asena’ca sevilendir…!’’

14 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Türk-İslâm Sentezi’nin Tezi Ne ve Antitezi Nedir ?

Sıcak gündem bambaşka mecralarda seyrederken, kökü 100 yıl öncesine kadar giden teorik meseleler üzerinde düşünmek ve bu konuda kalem oynatmak pek ‘heyecanlı’ bir uğraş sayılmaz. Ancak, başladığım bir konuyu yarıda bırakmak gibi bir âdetim olmadığı için, gündemi izlemekle yetinerek Türk/İslâm Ülküsü’ne giden yolun duraklarında gezinmeye -ve okurları gezindirmeğe- devam edeceğim.

Bu yazı serisine devam ederken haberdâr olduğum iki konu, entellektüel bir yaklaşım ile bakıldığında aslında ne kadar verimli bir alan ile karşı karşıya olunduğunun kanıtı oldu. Yüzyıl öncesinin Türkçü/İslâmcı “İslâm mecmuası” ile Namık Kemal’in “Türkçe’nin fethedici gücü” hakkındaki tesbitleri üzerine oturulup bir tez yazılsa yeridir.

14 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Ülkücü’nün Anlaşılmaması Üzerine

Bilgi amel ile vadır. Amel içermeyen bilgi anlaşılmamıştır ve bilinmesi herhangi bir fayda getirmez. Zira bir sağıra notaları, akabinde bütün ezgi bileşimlerini, müzik makamlarını öğretseniz de o müzikten hiçbir tat alamayacak, tat alamadığı gibi müzikte yapamayacaktır.

Bu gerçeği göz önünde bulundurur isek; kültür, örf, aidiyet, millet olma bilinci gibi hassasiyetlerimiz ve bilgilerimizi birtakım grubun neden anlamadığını, hafife aldığını kavrayabiliriz. Herkesin algısı bir olmadığı gibi; herkesin dünyasıda bir değildir.

Ülkücü Camia’nın anlaşıl(a)mama kaygısı mevcuttur herkesin bildiği gibi. Bizim yıllanmış sevdamızdır anlaşılma aşkı. Anlaşılmadıkça depreşir, depreşir, yeri gelir yakar; yeri gelir isyana dönüşür.

10 Şubat 2012
Okunma
bosluk

ŞANLI DAVANIN KAHRAMAN YİĞİTLERİ, DESTANLAŞMIŞ HAREKETİN GÖNÜL FEDAİLERİ…

Aziz Ülküdaşlarım, muhterem gençler!

Bu yazımda, sizlere, Ülkücü şehitlerle alakalı hatıralarımdan bir  demet sunmak istiyorum. Bunlardan bazılarını, geçmişte bazı yayın organlarında (Yeni Düşünce, Milliyetçi Çizgi ve Ortadoğu) değerli dava dostlarıma   takdim etmiştim. Okuma imkânı bulamayanlar, okuyup da unutanlar için bir defa daha paylaşmak istedim. Ümit ederim makbule geçer… Düşünerek, üzülüp kederlenerek ve aynı zamanda da övünerek mütalaa edeceğinizi  biliyorum… Bunlar ise, çok güzel, önemli ve değerli duygulardır. Düşünmek… Beyin çalıştırmak… ve ona üretim yaptırmak… Üzülmek… Ruha hayat hakkı tanımak… Ve  dolayısıyla  insan olduğumuzu unutmamak… Övünmek…maziden güç alıp, istikbale daha emin adımlarla yürümek….

10 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Ülkücü Duygusallık ve Kahrolsun

Bizim ülkücü camianın duygusallığını bilmeyen yoktur. Öfkeyi duygusal yaşarız, acıyı duygusal, coşkuyu duygusal. Aşırı duygu yoğunluğu genetiklerimize kadar işledi desek mübalağa etmiş olmayız yanılmıyosam. En yaygın sloganımızdan, en kapsamlı akademisyenlerimizin makalelerine kadar sinmedi yer yok bu duygusal yoğunluğun.

Fikirler akıl ve duygu ortak hareket eden yapılardır. İkisi birbirinin tamamlayıcısıdır. Bazen yarı yarıya, bazen isse biri diğerine göre daha fazladır oran bakımından. Ancak her ne şekilde olursa olsun azami oran bellidir ve aşılması halinde fikirsel bir duraksama, gerileme baş gösterebilir.

27 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Ülküdaşlık Hukuku

Ülkücülük; yaşa göre değişmeyen, 15’inde de, 35’inde de, 75’inde de insanı saran, kucaklayan, ruhu ve bedeni süsleyen bir idealdir. Ülküdaşlık hukuku da bu idealin mensupları arasındaki ilişkileri düzenleyen beşeri kurallar manzumesidir. Ülküdaşlık hukuku, geniş ve vasi bir kavramdır. İnsani ve sosyal değerlerin hepsini içine alır. Ülküdaşlık hukuku kadirşinaslık, diğergâmlık, hoşgörü, yardımseverlik, tevazu, dürüstlük, doğruluk gibi insan davranışlarına şekil veren yüksek ahlak özelliklerini bir araya getirir.

Bize öğretilen ülküdaşlık hukuku, yoldaşını hiçbir şart altında yalnız bırakmamaktı. Hata yaptığı zaman ona düşman kesilmemekti. Edepsizliğe edepsizlikle cevap vermemekti. Yani ülkücülük sevgiydi, merhametti, rahmetti.

6 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Ülkücüler, Bir ‘Şiir Cemaati’ Olarak Okunabilir mi?

Ülküdaşım, Murat Yılmazer’e ithaf olunur…

“Edebiyat neyi bilir? Edebiyat metinlerinin neyi açığa vurduğu yahut gizlediği sorusu öylesine enine boyuna tartışılmıştır ki, bundan sonra ne yorum yapılsa, haleflerin sonradan aklına gelen sistemsiz düşünceler yahut şerhler olmaktan öteye geçmesi güç gibidir.” [1]

Rita Felski
‘Edebiyat Ne İşe Yarar?’

1: Ülkücüler, bir ‘şiir cemaati’ olarak okunabilir mi? Ya da bu soruyu, şöyle de

30 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Ülkücüye Şikayet

Elimizden geldiğince birbirimizle diyalog halinde olma kaygısıyla gönüldaşlarımızın sanal alemde ki konuşmalarını, yazışmalarını takip etmekteyiz. Ülkücü hareketin hem hasbihali, meşvereti artıyor diye sevinip hem de çok yanlış gördüğümüz bir takım hususlara üzülüyoruz. Anlaşılıyor ki internet hem fayda hem zararı içinde “gerçekten” barındırıyor.

Evet, internet kullanımının artışı biz ülkücülere oldukça yaradı. Yurdun her yanından gönüldaşlarımızı tanımaya, fikir alışverişinde bulunmaya başladık. Ülke gündemini daha fazla insanımızla konuşmaya başladık. Öğrenmeye başladık, izlemeye başladık. Takip etmeye bile başladık.

Amaaa…..

9 Eylül 2011
Okunma
bosluk

Ülkücü Hareket

türk milliyetçiliğiÖncelikle, tespitlerimin evrensel doğrular değil de sadece benim doğrularım olduğunu belirtmek isterim.

Toplumlar, sosyal gruplar canlı organizmalara benzerler. Sadece fark şudur; canlı organizmalar hücrelerden, toplumlar bireylerden, sosyal gruplar ise üyelerden oluşur. Şu halde bir canlının hedef belirleme, hedefe motive olma, hedefe ulaşma ve bu süreç sonunda vücut hücrelerinde hissettiği hazzı, bir toplumun zafere ulaşması ve zafer sonucu toplumu oluşturan bireylerin mutlu olmasına benzetebiliriz.

1 Temmuz 2011
Okunma
bosluk

İdeolojiye Geri Dönüş – Önermeler

Bu makalede içinde bulunduğumuz sarmaldan çıkış yoları ile ilgili alınması gereken bazı tedbirler hususunda görüşlerimi ifade edeceğim.

Umarım ifade etmeye çalıştığımız görüşler teşkilatın tüm katmanlarında neler yapılması gerekliliği konusundaki arama sohbetlerine/toplantılarına bir nebze katkı yapar.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki Türk Milliyetçiliğinin siyasal hareketi olan MHP’nin siyaset üretme üslubu tahlil edilirken/eleştirilirken diğer siyasal hareketlerin geliştirmiş olduğu bazı politik üslup ve tavırlar en son referans kaynakları olmalı ve hatta mümkün ise tali hususları kapsar nitelikte örnekleme seviyesini aşmamalıdır.

24 Haziran 2011
Okunma
bosluk
Türk Milliyetçiliği Son Yazılar FriendFeed

DUYURU

Sitemizde Makale, Şiir, Deneme yazılarınızı yayınlamak, sürekli yazar olarak aktif rol almak veya yazı yazmadan editör olarak çalışmak isteyenler serdengecer@windowslive.com adresine mail atabilirler. İlginiz İçin Teşekkür Ederiz

Sayaç

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.