Milliyetçi Söylem ve Analizi

Ortaçağ’ın karanlık gecesinde muhteşem ve münzevî bir yıldız;

ne öncüsü var, ne devamcısı.

Mukaddime, çağları aydınlatan bir fecir,

girdapları, mağaraları, zirveleriyle.

Cemil MERİÇ

25 Ocak 2012
Okunma
bosluk

İki farklı dâvâ, hükümetten iki farklı tepki…

Her iki dâvâ da aslında eş zamanlı sayılabilir, yaklaşık beş yıllık bir süreçten bahsediyoruz.

 

Dâvâlardan ikisi de sansasyonel.

 

Birincisi, ülkenin gündemini yıllardır tepetaklak eden bir dâvâ. Dalga dalda büyüyen ve Genelkurmay eski başkanı İlker Başbuğ’un da “terör örgütü üyesi” olmak suçuyla tutuklandığı bir dâvâ: Ergenekon Dâvâsı.

23 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Hepiniz Ermeni’siniz,Biliyoruz

Bu günlerde hangi gazeteyi açsak, hangi haber kanalını izlesek, hangi internet sitesine girsek irili ufaklı bir çok kez hepimizin karşısına çıkmıştır bu cümle: ‘’19 Ocak’ta ne olmuştu?’’

19 Ocak’ta ‘’Allahın verdiği canı Allah’tan başkası alamaz’’ diye iman ettiğimiz bir hakikatimiz çiğnenmiş, insanlık ayaklar altına alınmış vel hasılı kelam düpedüz cinayet işlenmişti,evet. Ancak 19 Ocak’ta bir insanın güpe gündüz katledilmesi kadar aşikar başka bir gerçek vardır ki; 2007 yılından bu yana, 19 Ocak’lar Türk düşmanlarının, emperyalizm uşaklarının ve milliyetsiz halk yığınlarının buluşma günü olmuştur. 19 Ocak’lar Türk Milleti’ni, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ve hatta Devlet-i Aliye’i Osmaniye’yi sevmeyenlerin, yüzyıllardır beslediği kini kusmak için bahanesi olmuştur. 19 Ocak’lar genç beyinlerimize empoze edilen ‘’milletim nev-i beşerdir , vatanim ruy-i zemin” safsatasının insanlarımız üstünde ne kadar tesirli olduğunu gösteren tam bir milliyetsizlik şahikası

22 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Ocak Ateşinde Özeleştiri

İnsanoğlu, toplumsal hayata geçişinden önce ilkel bir hayat sürüyor ve yaşayabilmek için bir başkasının varlığına son verebilecek kadar hayvanileşebiliyordu. Toplumlarda huzur ve sükûnun sağlanması, insanın insanla ve insanın toplumla ilişkilerinin sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi için bir takım kurallar kabul edildi. İşbirliği ve iş bölümü ile de toplumun ihtiyaçları organize edilerek birlikte yaşama, sistemli hale geldi.

İş bölümünde yaşanan bir takım zaaflar nedeniyle de, doğal olarak toplumların huzurunun bozulduğu dönemler yaşandı ve bugün de yaşanmaktadır. Toplumların organize gücünü ve yüzünü ifade eden sivil toplum yapılanmasının sağlıklı gerçekleştirilebilmesi, toplumun sorunlarının çözümünde ciddi katkılar sağlayabilmektedir. Toplumun sivil yüzünü ifade eden kuruluşların bizleri en çok

9 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Kim için, kime göre, kim tarafından?

Bir müddet evvel, kıymetli büyüğümüz İskender Öksüz vesilesiyle, İkbal Vurucu tarafından umuma açık yere tahrip gücü yüksek bir bomba bırakıldı. İsteyen üzerine alınsın, mesele muhataplarına bölüştürülsün diye… Fakat tahrip gücü yüksek olan bu bomba sonrasında, can derdine düşmek kaçınılmazlaştı. Sonra, “Nerede bu devlet” feveranı bile işitildi. Soruya soruyla cevaplar verildi. Bununla birlikte, görüldü ki, ilmî-edebî birikiminden edindiği müdahaleci-aksiyoner tavrı ile tarihteki yerini alan Türk milliyetçiliği, MHP merkezli problemlere kilitlenmekten kendisini alıkoyamamakta…

Milliyetçiliğin, kavram itibariyle netameli olduğunun, Türk’ün milliyetçilik anlayışının ise “türlerine” göre değerlendirilmesi gerektiğinin ve bilhassa genç kalem erbabının, parti içi didişmeleri “ihtiyarlar heyetine” bırakmasının fikrî endişe açısından daha doğru olacağı düşüncesindeyim. Kültürel köklere

6 Temmuz 2011
Okunma
bosluk

Türk Milliyetçiliğinin Sorunları / Ülkümüzü Terk Ettik Mi?

İskender Öksüz Bey tarafından başlatılan, diğer ülkücü düşünür ve yazarların katkıda bulunduğu, “Türk Milliyetçiliğinin Sorunları” başlıklı konuya bizde kendimize göre hazırlanmış, fakat devreye girememiştik. Otokritik yapmak gerekirse bu durumu güven duygumuzun zayıflığıyla açıklayabiliriz.

Türk Milliyetçiliği ile ilgili görüş veren arkadaşlarımın yazılarını okudum, cümlelerinin altını çizdim, üzerine not yazarak kağıt üzerinde düşüncelerimi paylaştım ve arşivledim. Ufkuma ışık tuttukları içinde hepsine minnettarım. Şükrü Alnıaçık Bey’in dillendirdiği gibi akademisyen olmadığım için kelimelerim ağdalı değil. Zorlasaydım belki başarabilirdim ama o zamanda kendime olan saygımın yıpranmasına sebep olurdum. Çünkü hayatta ki prensibim; “olduğum gibi olmak ve görünmektir”.

5 Temmuz 2011
Okunma
bosluk

Milliyetçi’ye Ne Gerek

Silkinip atılmak. Ve yeni günün ışıklarıyla doğmak gerek cephede. Fikir dünyasının o tükenmez ışığına perde çekmemek, çadırı doldurmasını izlemek gerek. Uyanır uyanmaz Allah’a ülkücülük nasip ettiği için şükretmek ve kalkıp Türk Milliyetçiliği için hizmete başlamak gerek.

Hayal kurmak gerek ama hayallerde yaşamamak gerek. Hayali gösterişli, hayatı mütevazı yaşamak gerek. Yaşlanmak gerek, dışlanmak gerek. Dışlanıp nefsi dışlamak gerek. Nefsi dışlayıp benliğe kavuşmak gerek.

Yadetmek gerek. Sabretmek gerek. Yad edişimizin yüce uluyu nasıl sevindireceğini düşünüp sabretmek gerek. Affetmek gerek. Öyle bir affetmek gerek ki bütün hoşgörüyü iliklerine kadar hissetmek gerek. 

25 Haziran 2011
Okunma
bosluk

Toplumdan Millete; Cemil Meriç

“Kendini Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi!” işte kendini böyle tanımlıyordu, işçiliğini bedbahtların gözlerine sokarcasına yazdığı bir eserinde. Öyle bir işçilik ki; benzersiz ve karşılık beklenmeden, öyle bir işçilik ki; göz alabildiğine zahmet ve fer…

Gözlerindeki ışığı eserlerine ve düşüncelerine vakfettiğinde henüz 38 yaşındaydı. Görmeden gittiği ve çizdiği yoldan giderken yolunu ve kendini bulamayan zihinlere inat, kendisini kendi inşa ettiği “fildişi kulelerde” gördü. Kuleden indiğinde ise, sansürler ve yasaklar peşini bırakmadı. Bir mütefekkir, bir sosyolog ve bir filozof olduğunda ne kadar sahiplenildiyse bir Türk Milliyetçisi olduğunda o kadar öteleştirildi.

16 Haziran 2011
Okunma
bosluk

Ülkü’yü Terk Tartışmalarına (Acizane) Bir Bakış…

Türk Milliyetçiliği-Ülkücülük Davasının, geçmişten günümüze taşınması sürecinin değerlendirilmesi fikri ile birlikte,  “Ülkümüzü Niçin Terkettik” merkezli,  eli kalem tutan Ülkücülerin Fikir Platformu’nun eşiğinde, söz söyleme haddimiz olduğunu ümit ediyorum.
Bu minvalde, başta değerli büyüğümüz, Sayın İskender Öksüz Hocamıza olmak üzere, emeklerini ve eserlerini ilgi ile takip ettiğim; Sayın İkbal Vurucu ve Şükrü Alnıaçık Hocalarımızla birlikte, Hakan Paksoy, Özgür Çelik, Hüseyin Raşit Yılmaz, Mete Aksoy, Afşın Selim, Gökberg Yücel, Yıldırım Görgen ve Öğretim Görevlisi Sayın Fırat Kargıoğlu’na, (okuyucuları olarak) katkılarından dolayı teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Ayrıca katkı sundukları halde adını telaffuz etmediğim, unuttuğum kıymetlilerimizden de özür diliyorum.

6 Haziran 2011
Okunma
bosluk

Türk Milliyetçiliğinin Güncel Sorunları-3

Türk milliyetçilerinin (post) modern durumdan kaynaklanan siyasi, kültürel, toplumsal sorunlar karşısında özgün bir konumda bulunamayışının sebeplerinin başında, geçerli ve etkili örgütsel yapılanmadan ve bunları işlevselleştirecek, etkili hale getirecek zihniyetten yoksunluğu gelmektedir. Sivil toplum örgütleri kurmak, geliştirmek, etkili hale getirmek ve varlığını sürdürmek Türk milliyetçilerinin tam anlamıyla başarabildiği bir etkinlik alanı değildir.

27 Mayıs 2011
Okunma
bosluk
Türk Milliyetçiliği Son Yazılar FriendFeed

DUYURU

Sitemizde Makale, Şiir, Deneme yazılarınızı yayınlamak, sürekli yazar olarak aktif rol almak veya yazı yazmadan editör olarak çalışmak isteyenler serdengecer@windowslive.com adresine mail atabilirler. İlginiz İçin Teşekkür Ederiz

Sayaç

Social Widgets powered by AB-WebLog.com.