<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Ülkücü | Türk Milliyetçiliği Sözleri için yorumlar</title>
	<atom:link href="http://serdengecer.com/comments/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://serdengecer.com</link>
	<description>Ülkücü &#124; Türk Milliyetçiliği Fikir Blogu</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 17:48:06 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
	<item>
		<title>ÜLKEMİZDEKİ EKONOMİK FAALİYETLER NELERDİR? yazısına melisa kuş tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/ulkemizdeki-ekonomik-faaliyetler-nelerdir/#comment-1818</link>
		<dc:creator>melisa kuş</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 17:48:06 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=22#comment-1818</guid>
		<description>tam bana göre öğretmen çok beğendi.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>tam bana göre öğretmen çok beğendi&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Siyâsetsiz Bir &#8216;Analiz&#8217;: Bilim, Felsefe ve Hakikat yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/siyasetsiz-bir-analiz-bilim-felsefe-ve-hakikat/#comment-1803</link>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 09:06:51 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1452#comment-1803</guid>
		<description>Fikri gelişim isteyen herkesin kesinlikle &quot;oku&quot;ması zorunlu olan bir makale olduğunu düşünüyoruz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Fikri gelişim isteyen herkesin kesinlikle &#8220;oku&#8221;ması zorunlu olan bir makale olduğunu düşünüyoruz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Töre Dergisi Yeniden Doğdu yazısına Ömer Faruk Beyceoğlu tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/tore-dergisi-yeniden-dogdu/#comment-1785</link>
		<dc:creator>Ömer Faruk Beyceoğlu</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 12:04:00 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1417#comment-1785</guid>
		<description>TÖRE Dergisine gösterdiğiniz hassasiyete teşekkür ediyoruz. Saygılarımızla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>TÖRE Dergisine gösterdiğiniz hassasiyete teşekkür ediyoruz. Saygılarımızla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>NATO’nun Aptalları yazısına İsmail Şefik Aydın tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/nato%e2%80%99nun-aptallari/#comment-1772</link>
		<dc:creator>İsmail Şefik Aydın</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2012 04:29:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=875#comment-1772</guid>
		<description>BATILI DOSTLARDAN KURTULMADIKÇA BU ÜLKENİN KURTULMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR
Terör örgütü başı ile müzakerelerin yapıldığı şu günlerde, &#039;uçağının bir suikast ile düşürülerek öldürüldüğü iddia edilen&#039;, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis Paşa, ölümünden 7 ay önce, terörün sona erdirilmesi hakkında, zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal&#039;a sunduğu üç sahifelik raporla yine gündemde! Fakat, tuhaf olan, ilk defa, Eşref Paşa&#039;nın bir suikaste kurban gittiğini iddia eden Aydınlık dergisinde, Eylül l993&#039;de yayınlanan bu raporun, bu defa iktidar yandaşı Sabah gazetesinde yayınlanması! Amaç belli ki, Eşref Paşa&#039;dan &#039;Barış Süreci&#039;nde yararlanmak! Amaçlanan ne olursa olsun, bu hadisenin (Bize göre bu menfur suikastin) yeniden gündeme taşınması önemlidir; çünkü bu tartışmalar, &#039;PKK terörünü bitirelim derken, Türkiye&#039;nin bitirilmesinin söz konusu olduğu bugünlerde&#039;, nasıl bir küresel planla karşı karşıya bulunduğumuzu hâlâ daha anlayamayanlar için belki bir ayıkma vesilesi olabilir. Eşref Paşa&#039;nın, Cumhurbaşkanı Turgut Özal&#039;a gönderdiği üç sayfalık raporda, terör meselesi hakkında önemli tespitler ve öneriler var: �Sayın Cumhurbaşkanım, Zatı aliniz bu olaya müdahil olmalı, aksi taktirde bölgede sonu alınamayacak ciddî risk ve tehditlerle karşı karşıya kalabiliriz� diyen Eşref Paşa, ABD&#039;nin bölgemizde konuşlu Çekiç Güç&#039;teki bazı komutanlarının terör örgütü PKK&#039;ya yardım ettiğini delilleri ile açıklıyor. ABD&#039;li bazı komutanlarla, PKK lider kadrosunun yaptığı üç toplantıya ilişkin ayrıntıları veriyor. Devlet içindeki bazı unsurların terörden rant sağladığını vurguluyor ve isimler veriyor. Raporun ikinci bölümünde ise çözüm önerilerinde bulunuyor; İran, Irak ve Suriye ile işbirliği yapılması üzerinde duruyor. Terörün bitirilmesi için, PKK&#039;nın malî kaynaklarının kurutulmasının ve lider kadrosunun bertaraf edilmesinin önemini vurguluyor; Kürt halkına yönelik ılımlı adımların atılması için bir devlet politikası oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor. Rapordan, Eşref Paşa&#039;nın &#039;terör örgütü yok edilmeden, bölgede kalıcı bir barış sağlanama-yacağı ve sosyal politikalar uygulanamayacağı&#039; görüşünde olduğu anlaşılmaktadır ki, bugün bu görüşün ne kadar uzağında olduğumuz meydandadır. Silah bırakmamış bir örgütle müzakere yapılmasını başka nasıl izah edebiliriz ki? Rahmetli Eşref Paşa&#039;nın dünyayı, ülkemizdeki ve bölgemizdeki gelişmeleri çok iyi okuduğu ve millî menfaatlerimiz doğrultusunda nelerin yapılması gerektiği konusunda çok net düşüncelere sahip olduğu bilinmektedir. Sovyetlerin dağılmasından sonraki yıllarda, NATO konsepti içinde, &#039;Ülkemizin, ABD menfaatlerine hizmet eden politikaların bir aracı olarak kullanıldığını gören&#039; bazı komutanlarımızın, daha sonraki yıllarda daha somut bir şekilde ifade ettikleri Avrasyacı düşüncelerinin ABD&#039;yi ne kadar rahatsız ettiği ve bu düşünceleri ifade edenlerin başlarına nelerin geldiği bilinmeyen bir şey değildir. İlerde Türkiye&#039;nin &#039;NATO&#039;lu YILLARI&#039; ayrıntılı olarak kaleme alındığında, Türk Milleti, ABD ile &#039;Dostluğun&#039; nelere mâl olduğunu çok daha iyi anlayacaktır. Eşref Bitlis Paşa&#039;nın uçağı düşürülmüş olabilir mi? Bu konuda mutlaka kesin bir delilin ortaya konulması gerekmiyor. Bunun için o günlerde ve sonraki yıllarda yaşanan gelişmelere bakmak yeterlidir. Hatırlanacağı gibi, ABD&#039;nin 199l yılındaki Körfez Harekâtından sonra, Irak&#039;ın Kuzeyinde 36. Enlem&#039;in üstü, &#039;uçuşa yasak bölge&#039; ilân edilmiş ve Saddam Kuvvetlerinin bu bölgeye girmesi yasaklanmıştı. Bunu denetlemek için kurulan Çekiç Güç de İncirlik&#039;te üslenmişti. Bu aslında şu anlama geliyordu: �Biz, Çekiç Güç&#039;e evet demekle, ABD&#039;nin Irak&#039;ta bir Kürt Devleti kurmasının yanında, bu bölgede PKK&#039;nın varlığını daha güçlü bir şekilde sürdürmesine, bilerek ya da bilmeyerek yardımcı oluyorduk!� Bu durumun, Eşref Paşa gibi, NATO konseptinin dışında düşünebilen komutanlarımızı rahatsız ettiği muhakkaktı. Nitekim Irak&#039;ın Kuzeyine 3 Ekim 1992 tarihinde, 35 bin askerin katılımıyla gerçekleştirilen ve PKK&#039;ya en ağır darbenin vurulduğu askerî harekât da bu duyarlılığın bir kanıtıdır. &#039;Dostumuz&#039; ABD&#039;nin bu harekâtın hazırlıklarından haberdar olmaması elbette ki mümkün değildi ve şu tesadüfe bakın ki, 1 Ekim 1992 tarihinde, yani harekâttan sadece birkaç gün önce başlayan NATO Kararlılık tatbikatının 2. gününde, Ege sularında bulunan Muavenet muhribimize, Amerikan Deniz Kuvvetlerine ait Saratoga Uçak Gemisinden üst üste, ve her biri birer milyon dolar değerinde iki adet füze atılacak; başta gemi komutanı olmak üzere 5 askerimiz şehit olacak, 20 askerimiz yaralanacak ve bu gemimiz saf dışı kalacaktır! Saratoga&#039;nın vurduğu muhribimiz Muavenet&#039;in, Çanakkale Savaşlarında İngilizlerin OCEAN isimli zırhlısını batıran Muaveneti Milliye gemimizle aynı ismi taşıdığını belirtelim! Nasıl bir tesadüf değil mi? 30 Ekim l9l8 tarihinde, Osmanlı Bahriye Nazırı Rauf Bey&#039;in, Limni adasının Mondros limanında, ateşkes anlaşmasını imzaladığı İngiliz zırhlısının ismi de Agamemnon&#039;du! Kimdi bu Agamemnon? Truva&#039;yı hile ile ele geçiren Yunan komutanı! Adamlar tarihe ne kadar meraklı! Peki ya biz? Biz, Osmanlıyı tarihten silen ve Türklüğü de bu coğrafyadan atmakta kararlı emperyalist devletlerle dostluğa meraklıyız! Muavenet muhribimizin vurulması tabiî ki bir kaza değildi. Nitekim 3.10.2010 tarihinde Haber Türk televizyonunda, Muavenet muhribimizin mürettebatından bir astsubayımız şu açıklamayı yapıyordu: �Biz vurulduğumuzu ilk başta anlayamadık. Gemide bir infilak olduğunu sandık. Amerikalı uzmanlar gemiye gelip de füze parçalarını toplamaya başladığında vurulduğumuzu anladık. Ben füze parçalarını toplamalarına izin vermedim. ABD bizim dostumuz ve müttefikimiz olamaz!� O yıllarda peş peşe suikastlere ve kuşkulu ölümlere şahit olduk. Hulusi Sayın Paşa, İsmail Selen Paşa öldürüldüler. 24 Ocak 1993&#039;te Uğur Mumcu&#039;nun öldürülmesini takiben, 17 Şubat tarihinde de Eşref Bitlis Paşa, uçağı bir &#039;kaza&#039; sonucu düşerek hayatını kaybetti. Eşref Paşa&#039;nın içinde bulunduğu helikopterin, Irak&#039;ın Kuzeyinde, Aralık 1993&#039;te, ABD savaş uçakları tarafından tacize uğradığını da belirtelim! Uğur Mumcu, PKK terörünün Atlantik ötesi boyutlarını tespit etmiş ve ABD&#039;nin bir &#039;Kürt Federe Devleti&#039; kurmayı amaçladığını köşesinde açık açık yazmıştı; Orgeneral Eşref Bitlis&#039;le zaman zaman görüştüğü ifade edilmektedir. Şüpheli ölüm ve suikastler, Eşref Bitlis Paşa&#039;nın yakın çalışma arkadaşlarının kuşkulu intihar ve ölümleri ile devam eder! O tarihlerde, ABD&#039;nin CIA bağlantılı yayın organlarında �Türk komutanları hizadan çıktı� şeklinde değerlendirmeler yapıldığını hatırlatalım! ABD&#039;nin temel politikası budur. Irak&#039;ın işgalinde, &#039;ABD askerlerinin topraklarımızı kullanmasına müsaade eden tezkerenin&#039; 1 Mart 2003 tarihinde TBMM&#039;de reddedilmesinden sonra, 4 Temmuz 2003 tarihinde, Irak&#039;ın Süleymaniye şehrinde, askerlerimizin başına çuval geçirildiğini de hatırlayalım! İsmet Paşa l963 yılında, Koalisyon Hükümetinin Başbakanı sıfatıyla, ABD&#039;yi kast ederek şu sözleri söylemişti: �Büyük devletle dostluk ayı ile yatağa girmeye benzer!� Evet, ayı ile yatağa girince, tırmalanmanız da, pençe yemeniz de normaldir. Yıllar sonra, 6 Nisan 2009&#039;da ABD Başkanı Obama&#039;nın TBMM&#039;de, �Türkiye&#039;deki Kürt azınlığın özgür bırakılmasını isteriz� diye konuştuğunu da hatırlamamız gerekir. Kimse çıkıp da o Gazi Meclis&#039;te, bu küstah lâfları eden bu adama &#039;Kürtler, Türkiye&#039;nin Kızılderilileri değil, özgür ve eşit vatandaşları&#039; diyememişti! Eşref Paşa&#039;nın raporunu gündeme yeniden taşıyanlar, &#039;O rapordaki öneriler dikkate alınmış olunsaydı bugünlere gelinir miydi?&#039; sorusu üzerinde nedense hiç durmuyorlar! Bugün içinde bulunduğumuz vahim durum meydandadır. İktidar yanlısı olarak bilinen Bugün gazetesi, Referandumdan sonra Hakkari&#039;de bir araştırma yapmış. Tespitler son derece vahim; bölge tamamen terör örgütünün kontrolüne geçmiş. Referandumu boykot oranının Hakkâri&#039;de yüzde 91 olmasının sebebi de bu! Şimdi, düşününüz ki, bölgede sözde &#039;özgür&#039; seçimler yapılacak ve bölge insanı &#039;özgür&#039; iradesi ile terör örgütünün uzantısı olan partinin adaylarını milletvekilleri olarak seçip Meclis&#039;e gönderecek! Bu parti bölge halkının temsilcisi olarak kabul görecek! Resmî rakamlara göre 4-5 bin kişilik bir terörist grubunun karşısında koskoca bir Türkiye Cumhuriyeti; sanki yenilmişiz gibi teröristlerle pazarlık yapılıyor! Televizyonlarda siyasetçi, yazar, çizer, birtakım bölücü taifesi Kürtçe eğitimden, federasyona kadar akla gelen gelmeyen her şeyi tartışıyorlar! Yarattıkları Kaos Ortamını, &#039;DEMOKRASİ&#039; diye millete yutturmayı da başarıyorlar! Ve bütün bu melanet Batılı &#039;dostlar&#039; tarafından desteklenmekte, teşvik edilmektedir. Bu &#039;dostlardan&#039; ve işbirlikçilerinden kurtulmadıkça, bu ülkenin kurtulması da aslâ mümkün değildir. http://giresunpostasi.net/artikel.php?artikel_id=282 http://giresunaktuel.com/yazar.asp?yaziID=4446 Selamlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>BATILI DOSTLARDAN KURTULMADIKÇA BU ÜLKENİN KURTULMASI MÜMKÜN DEĞİLDİR<br />
Terör örgütü başı ile müzakerelerin yapıldığı şu günlerde, &#8216;uçağının bir suikast ile düşürülerek öldürüldüğü iddia edilen&#8217;, eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis Paşa, ölümünden 7 ay önce, terörün sona erdirilmesi hakkında, zamanın Cumhurbaşkanı Turgut Özal&#8217;a sunduğu üç sahifelik raporla yine gündemde! Fakat, tuhaf olan, ilk defa, Eşref Paşa&#8217;nın bir suikaste kurban gittiğini iddia eden Aydınlık dergisinde, Eylül l993&#8242;de yayınlanan bu raporun, bu defa iktidar yandaşı Sabah gazetesinde yayınlanması! Amaç belli ki, Eşref Paşa&#8217;dan &#8216;Barış Süreci&#8217;nde yararlanmak! Amaçlanan ne olursa olsun, bu hadisenin (Bize göre bu menfur suikastin) yeniden gündeme taşınması önemlidir; çünkü bu tartışmalar, &#8216;PKK terörünü bitirelim derken, Türkiye&#8217;nin bitirilmesinin söz konusu olduğu bugünlerde&#8217;, nasıl bir küresel planla karşı karşıya bulunduğumuzu hâlâ daha anlayamayanlar için belki bir ayıkma vesilesi olabilir. Eşref Paşa&#8217;nın, Cumhurbaşkanı Turgut Özal&#8217;a gönderdiği üç sayfalık raporda, terör meselesi hakkında önemli tespitler ve öneriler var: �Sayın Cumhurbaşkanım, Zatı aliniz bu olaya müdahil olmalı, aksi taktirde bölgede sonu alınamayacak ciddî risk ve tehditlerle karşı karşıya kalabiliriz� diyen Eşref Paşa, ABD&#8217;nin bölgemizde konuşlu Çekiç Güç&#8217;teki bazı komutanlarının terör örgütü PKK&#8217;ya yardım ettiğini delilleri ile açıklıyor. ABD&#8217;li bazı komutanlarla, PKK lider kadrosunun yaptığı üç toplantıya ilişkin ayrıntıları veriyor. Devlet içindeki bazı unsurların terörden rant sağladığını vurguluyor ve isimler veriyor. Raporun ikinci bölümünde ise çözüm önerilerinde bulunuyor; İran, Irak ve Suriye ile işbirliği yapılması üzerinde duruyor. Terörün bitirilmesi için, PKK&#8217;nın malî kaynaklarının kurutulmasının ve lider kadrosunun bertaraf edilmesinin önemini vurguluyor; Kürt halkına yönelik ılımlı adımların atılması için bir devlet politikası oluşturulması gerektiğine dikkat çekiyor. Rapordan, Eşref Paşa&#8217;nın &#8216;terör örgütü yok edilmeden, bölgede kalıcı bir barış sağlanama-yacağı ve sosyal politikalar uygulanamayacağı&#8217; görüşünde olduğu anlaşılmaktadır ki, bugün bu görüşün ne kadar uzağında olduğumuz meydandadır. Silah bırakmamış bir örgütle müzakere yapılmasını başka nasıl izah edebiliriz ki? Rahmetli Eşref Paşa&#8217;nın dünyayı, ülkemizdeki ve bölgemizdeki gelişmeleri çok iyi okuduğu ve millî menfaatlerimiz doğrultusunda nelerin yapılması gerektiği konusunda çok net düşüncelere sahip olduğu bilinmektedir. Sovyetlerin dağılmasından sonraki yıllarda, NATO konsepti içinde, &#8216;Ülkemizin, ABD menfaatlerine hizmet eden politikaların bir aracı olarak kullanıldığını gören&#8217; bazı komutanlarımızın, daha sonraki yıllarda daha somut bir şekilde ifade ettikleri Avrasyacı düşüncelerinin ABD&#8217;yi ne kadar rahatsız ettiği ve bu düşünceleri ifade edenlerin başlarına nelerin geldiği bilinmeyen bir şey değildir. İlerde Türkiye&#8217;nin &#8216;NATO&#8217;lu YILLARI&#8217; ayrıntılı olarak kaleme alındığında, Türk Milleti, ABD ile &#8216;Dostluğun&#8217; nelere mâl olduğunu çok daha iyi anlayacaktır. Eşref Bitlis Paşa&#8217;nın uçağı düşürülmüş olabilir mi? Bu konuda mutlaka kesin bir delilin ortaya konulması gerekmiyor. Bunun için o günlerde ve sonraki yıllarda yaşanan gelişmelere bakmak yeterlidir. Hatırlanacağı gibi, ABD&#8217;nin 199l yılındaki Körfez Harekâtından sonra, Irak&#8217;ın Kuzeyinde 36. Enlem&#8217;in üstü, &#8216;uçuşa yasak bölge&#8217; ilân edilmiş ve Saddam Kuvvetlerinin bu bölgeye girmesi yasaklanmıştı. Bunu denetlemek için kurulan Çekiç Güç de İncirlik&#8217;te üslenmişti. Bu aslında şu anlama geliyordu: �Biz, Çekiç Güç&#8217;e evet demekle, ABD&#8217;nin Irak&#8217;ta bir Kürt Devleti kurmasının yanında, bu bölgede PKK&#8217;nın varlığını daha güçlü bir şekilde sürdürmesine, bilerek ya da bilmeyerek yardımcı oluyorduk!� Bu durumun, Eşref Paşa gibi, NATO konseptinin dışında düşünebilen komutanlarımızı rahatsız ettiği muhakkaktı. Nitekim Irak&#8217;ın Kuzeyine 3 Ekim 1992 tarihinde, 35 bin askerin katılımıyla gerçekleştirilen ve PKK&#8217;ya en ağır darbenin vurulduğu askerî harekât da bu duyarlılığın bir kanıtıdır. &#8216;Dostumuz&#8217; ABD&#8217;nin bu harekâtın hazırlıklarından haberdar olmaması elbette ki mümkün değildi ve şu tesadüfe bakın ki, 1 Ekim 1992 tarihinde, yani harekâttan sadece birkaç gün önce başlayan NATO Kararlılık tatbikatının 2. gününde, Ege sularında bulunan Muavenet muhribimize, Amerikan Deniz Kuvvetlerine ait Saratoga Uçak Gemisinden üst üste, ve her biri birer milyon dolar değerinde iki adet füze atılacak; başta gemi komutanı olmak üzere 5 askerimiz şehit olacak, 20 askerimiz yaralanacak ve bu gemimiz saf dışı kalacaktır! Saratoga&#8217;nın vurduğu muhribimiz Muavenet&#8217;in, Çanakkale Savaşlarında İngilizlerin OCEAN isimli zırhlısını batıran Muaveneti Milliye gemimizle aynı ismi taşıdığını belirtelim! Nasıl bir tesadüf değil mi? 30 Ekim l9l8 tarihinde, Osmanlı Bahriye Nazırı Rauf Bey&#8217;in, Limni adasının Mondros limanında, ateşkes anlaşmasını imzaladığı İngiliz zırhlısının ismi de Agamemnon&#8217;du! Kimdi bu Agamemnon? Truva&#8217;yı hile ile ele geçiren Yunan komutanı! Adamlar tarihe ne kadar meraklı! Peki ya biz? Biz, Osmanlıyı tarihten silen ve Türklüğü de bu coğrafyadan atmakta kararlı emperyalist devletlerle dostluğa meraklıyız! Muavenet muhribimizin vurulması tabiî ki bir kaza değildi. Nitekim 3.10.2010 tarihinde Haber Türk televizyonunda, Muavenet muhribimizin mürettebatından bir astsubayımız şu açıklamayı yapıyordu: �Biz vurulduğumuzu ilk başta anlayamadık. Gemide bir infilak olduğunu sandık. Amerikalı uzmanlar gemiye gelip de füze parçalarını toplamaya başladığında vurulduğumuzu anladık. Ben füze parçalarını toplamalarına izin vermedim. ABD bizim dostumuz ve müttefikimiz olamaz!� O yıllarda peş peşe suikastlere ve kuşkulu ölümlere şahit olduk. Hulusi Sayın Paşa, İsmail Selen Paşa öldürüldüler. 24 Ocak 1993&#8242;te Uğur Mumcu&#8217;nun öldürülmesini takiben, 17 Şubat tarihinde de Eşref Bitlis Paşa, uçağı bir &#8216;kaza&#8217; sonucu düşerek hayatını kaybetti. Eşref Paşa&#8217;nın içinde bulunduğu helikopterin, Irak&#8217;ın Kuzeyinde, Aralık 1993&#8242;te, ABD savaş uçakları tarafından tacize uğradığını da belirtelim! Uğur Mumcu, PKK terörünün Atlantik ötesi boyutlarını tespit etmiş ve ABD&#8217;nin bir &#8216;Kürt Federe Devleti&#8217; kurmayı amaçladığını köşesinde açık açık yazmıştı; Orgeneral Eşref Bitlis&#8217;le zaman zaman görüştüğü ifade edilmektedir. Şüpheli ölüm ve suikastler, Eşref Bitlis Paşa&#8217;nın yakın çalışma arkadaşlarının kuşkulu intihar ve ölümleri ile devam eder! O tarihlerde, ABD&#8217;nin CIA bağlantılı yayın organlarında �Türk komutanları hizadan çıktı� şeklinde değerlendirmeler yapıldığını hatırlatalım! ABD&#8217;nin temel politikası budur. Irak&#8217;ın işgalinde, &#8216;ABD askerlerinin topraklarımızı kullanmasına müsaade eden tezkerenin&#8217; 1 Mart 2003 tarihinde TBMM&#8217;de reddedilmesinden sonra, 4 Temmuz 2003 tarihinde, Irak&#8217;ın Süleymaniye şehrinde, askerlerimizin başına çuval geçirildiğini de hatırlayalım! İsmet Paşa l963 yılında, Koalisyon Hükümetinin Başbakanı sıfatıyla, ABD&#8217;yi kast ederek şu sözleri söylemişti: �Büyük devletle dostluk ayı ile yatağa girmeye benzer!� Evet, ayı ile yatağa girince, tırmalanmanız da, pençe yemeniz de normaldir. Yıllar sonra, 6 Nisan 2009&#8242;da ABD Başkanı Obama&#8217;nın TBMM&#8217;de, �Türkiye&#8217;deki Kürt azınlığın özgür bırakılmasını isteriz� diye konuştuğunu da hatırlamamız gerekir. Kimse çıkıp da o Gazi Meclis&#8217;te, bu küstah lâfları eden bu adama &#8216;Kürtler, Türkiye&#8217;nin Kızılderilileri değil, özgür ve eşit vatandaşları&#8217; diyememişti! Eşref Paşa&#8217;nın raporunu gündeme yeniden taşıyanlar, &#8216;O rapordaki öneriler dikkate alınmış olunsaydı bugünlere gelinir miydi?&#8217; sorusu üzerinde nedense hiç durmuyorlar! Bugün içinde bulunduğumuz vahim durum meydandadır. İktidar yanlısı olarak bilinen Bugün gazetesi, Referandumdan sonra Hakkari&#8217;de bir araştırma yapmış. Tespitler son derece vahim; bölge tamamen terör örgütünün kontrolüne geçmiş. Referandumu boykot oranının Hakkâri&#8217;de yüzde 91 olmasının sebebi de bu! Şimdi, düşününüz ki, bölgede sözde &#8216;özgür&#8217; seçimler yapılacak ve bölge insanı &#8216;özgür&#8217; iradesi ile terör örgütünün uzantısı olan partinin adaylarını milletvekilleri olarak seçip Meclis&#8217;e gönderecek! Bu parti bölge halkının temsilcisi olarak kabul görecek! Resmî rakamlara göre 4-5 bin kişilik bir terörist grubunun karşısında koskoca bir Türkiye Cumhuriyeti; sanki yenilmişiz gibi teröristlerle pazarlık yapılıyor! Televizyonlarda siyasetçi, yazar, çizer, birtakım bölücü taifesi Kürtçe eğitimden, federasyona kadar akla gelen gelmeyen her şeyi tartışıyorlar! Yarattıkları Kaos Ortamını, &#8216;DEMOKRASİ&#8217; diye millete yutturmayı da başarıyorlar! Ve bütün bu melanet Batılı &#8216;dostlar&#8217; tarafından desteklenmekte, teşvik edilmektedir. Bu &#8216;dostlardan&#8217; ve işbirlikçilerinden kurtulmadıkça, bu ülkenin kurtulması da aslâ mümkün değildir. <a href="http://giresunpostasi.net/artikel.php?artikel_id=282" rel="nofollow">http://giresunpostasi.net/artikel.php?artikel_id=282</a> <a href="http://giresunaktuel.com/yazar.asp?yaziID=4446" rel="nofollow">http://giresunaktuel.com/yazar.asp?yaziID=4446</a> Selamlar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ülkücü Duygusallık ve Kahrolsun yazısına nevzat özkan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/ulkucu-duygusallik-ve-kahrolsun/#comment-1764</link>
		<dc:creator>nevzat özkan</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 19:53:54 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1397#comment-1764</guid>
		<description>Eyvallh , Gardaşım benim...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Eyvallh , Gardaşım benim&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ülkücü Duygusallık ve Kahrolsun yazısına admin tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/ulkucu-duygusallik-ve-kahrolsun/#comment-1759</link>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 21:21:36 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1397#comment-1759</guid>
		<description>Çelişme demeyelimde geleneksel söylemle anlatmak diyelim o zaman:) E önermelerin altınıda sizler dolduracaksınız gönüldaşım</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Çelişme demeyelimde geleneksel söylemle anlatmak diyelim o zaman:) E önermelerin altınıda sizler dolduracaksınız gönüldaşım</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Arvasi Hoca Belgeseli yazısına Nevzat Özkan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/arvasi-hoca-belgeseli/#comment-1761</link>
		<dc:creator>Nevzat Özkan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 21:09:01 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1199#comment-1761</guid>
		<description>Hey gidi sevgili hocam sizi ben ve okul arkadaşlarm dan başka kim daha iyi tanıyabilirki....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hey gidi sevgili hocam sizi ben ve okul arkadaşlarm dan başka kim daha iyi tanıyabilirki&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ülkücü Duygusallık ve Kahrolsun yazısına nevzat özkan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/ulkucu-duygusallik-ve-kahrolsun/#comment-1758</link>
		<dc:creator>nevzat özkan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 20:53:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1397#comment-1758</guid>
		<description>Hayır, kesinlike hayır, inananç ayrı bir konu, bilimsellik ayrı bir konu . siz çok güzel bir bilimsel yazı ele almışsınız; güncel ve özellikle Ülkücülerin dikkata alması gereken bir mesaj içeriyor. Bunu takdir etmek lazım, şahsen  ben Bilimsel olarak ele alınan  bu yazının , önerme kısmıyla çeliştiği kanaatindeyim . hepsi bu...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hayır, kesinlike hayır, inananç ayrı bir konu, bilimsellik ayrı bir konu . siz çok güzel bir bilimsel yazı ele almışsınız; güncel ve özellikle Ülkücülerin dikkata alması gereken bir mesaj içeriyor. Bunu takdir etmek lazım, şahsen  ben Bilimsel olarak ele alınan  bu yazının , önerme kısmıyla çeliştiği kanaatindeyim . hepsi bu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ülkücü Duygusallık ve Kahrolsun yazısına serdengecer tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/ulkucu-duygusallik-ve-kahrolsun/#comment-1757</link>
		<dc:creator>serdengecer</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 20:15:09 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1397#comment-1757</guid>
		<description>Değerli gönüldaşım yorumunuz ve ilginiz için teşekkür ederim. Yalnız takıldığım şu nokta var: modern uzay çağında olmak iman eri kavramının modasını mı geçiriyor?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Değerli gönüldaşım yorumunuz ve ilginiz için teşekkür ederim. Yalnız takıldığım şu nokta var: modern uzay çağında olmak iman eri kavramının modasını mı geçiriyor?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ülkücü Duygusallık ve Kahrolsun yazısına Nevzat Özkan tarafından yapılan yorumlar</title>
		<link>http://serdengecer.com/ulkucu-duygusallik-ve-kahrolsun/#comment-1756</link>
		<dc:creator>Nevzat Özkan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 18:46:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://serdengecer.com/?p=1397#comment-1756</guid>
		<description>yazının verdiği mesaj penceresinden bakıldığında; üstün niteikli ve gercekleride gözardı etmeden kaleme alınmış, eksikliklerine rağmen çok ğüzel mesaj içeriği olan bu yazınızın önerme bölümünde sınıfta kaldınız. çünkü  dünyamız uzay çağını yaşıyor. orada iman eri  yerine pedegojik formasiyon kazandırmalı gibi bağlanabilirdi, bu güzel yazı...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazının verdiği mesaj penceresinden bakıldığında; üstün niteikli ve gercekleride gözardı etmeden kaleme alınmış, eksikliklerine rağmen çok ğüzel mesaj içeriği olan bu yazınızın önerme bölümünde sınıfta kaldınız. çünkü  dünyamız uzay çağını yaşıyor. orada iman eri  yerine pedegojik formasiyon kazandırmalı gibi bağlanabilirdi, bu güzel yazı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

